çok seviyoruz galiba cumartesiyi hemen planlar yapıyor hemen sokağa atıyoruz kendimizi. Bugün hava gayet sıcaktı bundan dolayı ilk kez tshirt giyildi. Artık yaz mevsimine geçilmiştir bugün itibariyle:) Deniz pırıl pırıldı ... Şevkatli bir anne kucağı gibi bizi kucaklamak ister gibiydi:) eee bizde deniz anaya uyduk attık kendimizi sahile kuma güneşe doğaya...... Evin yakınında bulunan sahildeki bir parka gittik. Kendimiz pişirip kendimiz yedik. Arkadaşlar balık tutmaya çalıştılar ama ağlara takılan olmadı:(
arkadaşlarla bu güzel sofrada buluştuk
bazen tek istediğin demli bir çaydır içtikçe düşünürsün düşündükçe içmek istersin .......
arkama almışım denizi hissetmişim huzuru ta en derinlerde bir yerlerde.... bunca yıl denizli'de denizsiz nasıl yaşamışım acaba?
çocuklar gibi şendik bu karede:) bebişimle attık kendimizi çimenlere keyifle oturduk bebişim çimenleri yoldu etrafı seyre daldı
bu da uyku öncesi ayran içen bebek:) bu bebek bazen hep bebek kalmalı diyorum kendime saçmalıyorum galiba :) bebeklikten çocukluğa geçiş yavaş olsun lütfennnn
piknik sonrası bebişi birkaç saatliğine babanneye bırakıp tiyatroya gittik. Bu bizim iş harici evden ilk kez bebeksiz dışarı çıkışımızdı. Eugene IONESCO'nun 'KRAL ÖLÜYOR' adlı oyununu izledik yaklaşık 1.5 saat süren bir oyundu 6 karakter etrafında. Absürd tiyatro örneklerinden bir oyundu; düşündürdü düşündürdü....
oyundan kareler bir kez daha performanslara saygı , hayranlık ve alkış...............
tiyatro başka bir yetenek başka bir havaya bürümeyi gerektiriyor ve oyuncularda bunu çok iyi başarıyorlar. Acaba benimde bir yerlerde bu tarz gizli yeteneklerim var mı acaba?:) kim bilir:)