26.12.13

çalışan bir annenin itirafları...




Bana günün birinde  ev hanımlarını kıskanacaksın deseler güler geçerdim ama ne yazık ki şu an öyle değil .Evet kabul ediyorum onlarında kendilerine göre sorunları var mutlaka ama bende kendimce haklıyım işte. Anne olduktan sonra iş hayatına bakışım değişti. Biz şanslıyız aslında çünkü oğluma babaannesi bakıyor ama öte yandan bütün gün oğlumdan uzağım. Hayat bizi seçimler yapmaya zorluyor ve bize  bazı bedeller ödetiyor. Oğlumu işe giderken babaanneye bırakırken sorun yaşıyoruz ben işe giderken oğlumu hep uykusundan uyandırmak zorunda kalıyorum, terlediği için üzerini değiştiriyorum, emziriyorum ve bütün bunlar olup biterken huysuzlanıyor çünkü uykusunu almamış oluyor. Uyumadığı zamanlarda ise giyinmeme bile izin vermiyor beni kucağına al benimle ilgilen diye ağlıyor yavrum. Oysa onun istediği benimle olmak. Birkaç sefer onunla yüksek sesle konuştum iş için hazırlanmam gerektiği için  tabi sonrası vicdan azabı. Bütün gün aklımda o ağlamaklı hali oluyor:(. Akşam  onu almaya gittiğimizde de bazen uyuyor oluyor onu uyandırmamak için bazen kayınvaldemde kalıyoruz üşümesin, uykusundan olmasın diye.Şu an çalışmıyor olsam rahat rahat hiç saate bakmadan oğlumla ilgilenebilirim. Çoğu kez oğlum arkamdan ağlıyor  ben işe giderken  ve akşam ben işten dönerkende pencerede beni beklemeye başlıyor meme meme anne diyerek. Vicdan azabı çekiyorum bu anları oğluma yaşattığım için. Ama herşey onun için, onun geleceği  için bu kadar çaba. Öte yandan bazen hiçbirşeye yetişemedeğimi düşünüyorum herşey mükemmel değil yani.Hem evde hem işte çalışmaktan şikayet etmiyorum tek şikayetim oğlumu bırakıp işe gitmek. Keşke kreş yaşına kadar 7/ 24 yanında olabilseydim canım oğlum...

25.12.13

Sargita Der ki' den gelen yeni yıl hediyelerim:)







MAVİ DUKKAN'ın  yaptığı yeni yıl çekilişi etkinliğine  katıldım ve makyaj bloğu Sargita der ki ile eşleştik. O da sağolsun bana bu şirin hediyeleri göndermiş İzmir'den. İşin garibi şu birbirimizi hiç tanımıyoruz bu etkinlik sayesinde 2 blogger birbirini tanıma fırsatı buldu. İnsanın hiç tanımadığı birinden hediye alması garip aslında bir o kadar da hoş:) Oğlum içinde lolipop koymuş:) bende hediyelerimi yarın göndereceğim. İpekcim çok teşekkür ederim bu tatlı hediyeler için. Bu güzel etkinlik için Mavi Dükkan'a  da  teşekkür ederim.

20.12.13

instagrama merhaba

    


"esraveminikadam" kullanıcı adıyla bende instagrama merhaba dedim.

                    






15.12.13

aklımdan geçenler...



Okunacak çok kitap, görülecek çok yer,  izlenecek çok film,  hakkında yazılacak  ve  konuşulacak çok şey var.

14.12.13

I love SATURDAY



cumartesi sabahından merhaba, buralardan biraz uzak kaldım. iş güç derken gün nasıl bitiyor anlamıyorum hele birde bebeğiniz hastalanırsa...hepimiz benzer hayatları yaşıyoruz ,benzer sıkıntılarla boğuşuyoruz ama yine de yaşıyoruz.herşeye rağmen yaşamak güzel şey,şükürler olsun bugünlerimize. öte yandan hava çok soğuk neyseki evde de yapılabilecek çok şey var kış mevsiminde. bu sabah eşim işte olunca kahvaltıyı tek başıma yaptım. baktım evde biraz bayatlamış  yarım ekmek var yumurtalı ekmek yapayım dedim, doyurucu bir kahvaltı oldu.





bu aralar bu kitabı okuyorum bitmek üzere bugün bitirmeden uyumayacağım ben kitapları bir çırpıda okumayı severim öyle uzun uzun okuyamam. bu kitabın konusuda ilginç geldi rus bir annenin başta garip görünen kızlarıyla ilişkilerini anlatıyor.ne yalan söyleyeyim kitabın kapak tasarımı da beni cezbetti.bugün hiç  bitmesin istiyorum evimi çalışırken çok özlüyorum evdeyken çok nadir sıkılırım. akşamada eşimle  film keyfi yapacağız bir cumartesi klasiği olarak.evdeki tatlı anılarımız kat kat artsın inş:)


  kitap olurda şarkı olmaz mı ? bu şarkıyı bıkmadan  milyon kere dinleyebilirim.


                                    

 

herkese sıcak ve keyifli günler 

23.11.13

home sweet home:)


ornek villa projesi Örnek Villa Projesi


Tam olarak böyle olmasa da buna benzer bir villaya yakında taşınacağız .Daha önceki sıkılmış br kadının günlüğü  postumda bahsettiğim büyükkkk bir eve taşınmak istiyorum hayalim gerçek oluyor galiba:) Evren sesimi çabucak duydu teşekkür ederim evren.... Şimdiden tatlı bir telaş içine girdim yeni bir ev, yeni bir başlangıç, yeni yıl öncesi süper olacak:) Herşey yolunda gider inşallah....

21.11.13

kaküllendim:)



kakül modasına bende uydum dün kendimi kuaförde buldum, sonuç fena olmadı galiba:) amaç değişiklik yapmaktı bu aralar değişime çok ihtiyaç duyuyorum kaküllerim hayırlı olsun bana:) herkese iyi günlerrrrrrrrrr

not: foto başarılı bir foto değil üzgünüm:(  idare edin artık

18.11.13

happy birthday to me:) Hello 29!







Happy birthday to me:) sağolsun google da kutluyor doğum günümü:) Evet  evet  bugün 29 yaşa merhaba dedim. 30 a 1 kala karışık duygular içindeyim. Şu 29 yılllık ömre neler sığmadı ki..... Çocukluğum, gençliğim, evliliğim, anneliğim bir film şeridi gibi gözlerimin önünden geçiyor bugün. Ben ne zaman büyüdüm ne zaman bu yaşa geldim? 30 yaş sendromu var bende malesef ama diyorlar ki 30 yaşından sonra başlıyormuş kadının altın çağı göreceğiz bakalım:) Ruhum hala bir küçük kız çocuğu gibi yaş ilerlerken.Yeni yaşım bana şans, huzur ve mutluluk getirsin! 








                                                   kendime bir şarkı armağan ediyorum:)



17.11.13

Ne okudum? : DÖNÜŞÜM


 
 
Franz Kafka'nın bu eserini eskiden beri duyar ve merak ederdim, sonunda okuyabildim. 84 sayfalık bir öykü olduğu için birkaç saatte bitti. Öykü güzel kurgulanmış ama  sonu bakımından  biraz beklentimin altında kaldı. Sonu öyle bitmemeliydi!Kitapta toplumsal bir trajedi ele alınıyor ve öykü birkaç karakter etrafında gelişiyor. Ana karakterimiz Gregor Samsa'nın bir gün   bir böceğe dönüşmesiyle öykü başlıyor. Ben bu öyküyü okurken bütün olan bitenin bir rüya pardon kabus olduğunu düşündüm ama maalesef  değilmiş. Daha fazla bir şey söylemeyeyim belki okursunuz. Kitabı okurken 2  yeni kavramı da  öğrenmiş oldum.
Birincisi : Stenografi, alfabenin harfleri , noktalama işaretleri, kelimeleri yerine semboller ve kısaltmalar kullanan çabuk yazma sistemi. Gregor'un kızkardeşi, Grete akşamları steno ve Frazsızca çalışıyordu.
İkincisi ise: Kriptogram : Şifreyle  yazılmış metin demek.
 
 Birkaç saatte merakla okunacak bir kitap tavsiye edilir! Şimdi ise Kafka'nın diğer  bir eseri Milena'ya Mektupları okumayı planlıyorum. Kitaplar başucumuzdan hiç ayrılmasın:)Kitaplar elimizden hiç düşmesin:)

3.11.13

sıkılmış bir kadının günlüğü



                                  ahhhhhhhhh yeniden yollarda olmak vardı şu an ....

                    
 


Son zamanlarda hayatımı çok sıkıcı görüyorum. Herşey o kadar monoton ki ev, iş ve bebekli hayat  üçgeninde var olmaya çalışıyorum. Bazen durup uzun nefesler alma ihtiyacı hissediyorum. Yenilikler peşinde koşmak istiyorum. Öncelikle ne mi istiyorum?

  • öncelikle yurtdışında uzun tatiller yapmak istiyorum önceliğim PRAG- BUDAPEŞTE- VİYANA üçlüsü
  • yeni, büyük bir eve taşınmak istiyorum. Şu anki evimiz küçük ama şirin. Bir arsa almıştık oraya şu an ev yaptırıyoruz ama oraya yerleşmemiz uzun bir zaman alacak oraya taşınmadan önce  mutfağı Amerikan mutfak olmayan yeni kocaman bir eve  taşınma hayalim var.
  • yeni bir dil öğrenmek istiyorum ama istediğim diller için burda kurs yok keza bebekten dolayı kursa ayıracak zamanımda yok:(
  • bazen de günlerce evden çıkmamak istiyorum.
  • sürekli saate bakarak yaşamak istemiyorum haftaiçinin o telaşlı halleri beni bu aralar çok gerdi.
  • oğlumu bırakıp işe gitmek istemiyorum en az 3 yaşına kadar oğluma kendim bakabilmek isterdim:( bu aralar bana çok düşkün tuvalete giderken bile beni bırakmıyor arkamdan ağlıyor.
  • uzaktaki dostlarımla kahkaha dolu sofralarda buluşmak istiyorum.
  • hobi kursuna gitmek istiyorum aslında öyle el becerilerim iyi değildir ama olsun öğrenirim birşeyler en önemlisi kafa dağıtırım.
  • ruhuma iyi gelecek alışverişler yapmak istiyorum:)
çok mu şey istiyorum acaba diye soruyorum kendime cevabım tabiki hayır! Evren haydi  duy sesimi:)

26.10.13

esse ve kipa indirimlerinden payıma düşenler




Züccaciye alışverişine bayılırım adeta kendimden geçerim.Geçen gün de  yolum Esse'ye düştü kırmızı etiketli ürünlerin hepsinde indirim vardı. Ben uygun bir fiyata bu  şirin kutuyu aldım, bu teneke kutuyu abur cubur kutusu olarak kullanıyorum. 




takımı bozulmuş çatal bıçak takımlarından  3 tatlı kaşığı aldım oğluma.




sonraki gün yolum Kipa'ya düştü bu güzel ikram tabaklarında indirim vardı. Bu yaprak desenli tabaklardan 2 tane aldım. Çok amaçlı kullanıma uygunlar:)






birde bu kayak tabağı aldım salata ve soslarda kullanmak için hepside mutfağımın baş köşesinde yerlerini aldılar. İndirimler hala devam ediyor uğrayın derim:)



20.10.13

yeni saç imajım


 İnsan bazen kendi görüntüsünden ya  sıkılır bende öyleydim bu aralar hemen kuaförün yolunu tuttum yazın her gün saçımı topluyordum sıcaktan dolayı ama kışın fönlü saçlarla takılmayı seviyorum.Öncelikle saçımın rengini değiştirdim karamel yaptırdım ama fotoğrafta ışıktan dolayı pek belli olmamış ve birde Victoria Beckham tarzı saçlarıma geri döndüm bu modeli 3 sene öncede severek kullanmıştım. Değişiklik iyi geldi ruhuma aynadaki yeni görüntüm mutlu etti beni.Değişimi seviyorum:)

2 minik bayram karesi


Herkese merhaba bir bayram daha geldi geçti, bir uzunnn tatil daha bitti.Biz bayramda Denizli'deydik. E tabi bayramdan geriye güzel kareler kaldı. Oğlumun bayram kombini buydu burda biraz asi çıkmış o gün biraz huysuzdu. Benim bayram kombinim ise bu siyah beyaz elbisemdi, o dakikada  saçlarımı ve makyajımı henüz yapmamıştım o yüzden fotonun yukarısı yok:).


bu güzel karede 2 kuzu var minik kuzu büyük kuzuyu severken ; hayvanlara bayılıyor adeta hayvanlar onun için hep bir oyun arkadaşı.( dip not:malesef  bu bir veda fotoğrafı oldu).
 
hepinize keyifli pazarlar
                                                       

2.10.13

hoşgeldin sonbahar

 

  

Bu yazdan kalma görüntüleri çok özleyeceğim. Gece yarısı fırtına  sesiyle uyandım ama ne fırtına. Artık hava fırtınalı, puslu, yağmurlu buralarda ama olsun her mevsimin tadı başka ama

sonbahar çocuğu olduğum için sonbaharın yeri ayrı bende.





hoşgeldin sonbahar 
hoşgeldin sıcacık bitki çayları
hoşgeldin mis gibi kahve kokusu
hoşgeldin mis gibi tarçın kokusu
hoşgeldin patlamış mısır ve film günleri
hoşgeldin kızarmış  ekmek kokusu
hoşgeldin  bol yağmurlu fırtınalı günler
hoşgeldin melankolik şarkılar 
hoşgeldin mum ışığı 
hoşgeldin  sıcacık ev sohbetleri










29.9.13

eylül biterken


 Eylül ayı da geldi geçti, sonbahar artık iyice kendini hissettirmeye başladı.Gündüzler hala sıcak olsada geceler serin ama olsun ben sonbaharı severim hele yağmura bayılırım. Gelelim bu hafta sonunun  etkinliğine;
cumartesi günü  Göktürk'ü köpek çiftiğine götürelim dedik özellikle eşim çok istedi bunu çünkü kendisi tam bir köpek severdir. Göktürk'ün köpeklerle beraber büyümesini istiyor duygusal zekasının  gelişmesi için.:) Eee tabi haklı ben ise köpeklerden uzak dururum dokunamam bile. Ben uzaktan onları izlemekle yetindim onlar bab oğul keyfini sürdüler oğlum köpekleri çok seviyor çok:). Köpeklerin seslerini duyar duymaz onların seslerini taklit etmeye başladı.


bu arada kombin fotoları yapmak istiyorum ama evde fotoğraflarımı çekecek kimse olmayınca kalıyor öyle. Dönüşte eşim birkaç fotoğrafımızı çekti .Bu seneye kadar ben hiç dolgu topuk giymezdim ama şu an ayağımdan çıkarmıyorum desem yeridir çok rahatmış kullanımı.




salıncakta 2 kişi, oğlum kucağıma zor sığıyor artık




oğlum yaklaşık 20 gündür yürüyor ama arada emeklemeye devam:).(bu arada oğlum 14.ayını doldurdu) Biz onu çimenlere bırakmıştık bakın nerde bulduk :). O gün her tarafı kir  toz içindeydi ama kirlenmesine izin verdik çünkü çok mutluydu  bir o yana bir bu yana koşarken o an ne demişler kirlenmek güzeldir bıraktık çocukluğunu yaşasın çocukların kişisel özerkliklerini  kazanmalarında ilk  ve en önemli adımlardan biriside bu.


 sevginin en saf hallerinden biri daha bu köpek evet sevilebilir cinsten gayette uysaldı.



 baba çocuğa köpek sevgisini  aşılarken, Göktürk çoktan köpeklere gönlünü kaptırdı bile... Çocuklar hayvanlarla  birlikte büyünce merhamet duyguları  daha çok gelişiyor. Küçük yaşta empati yeteneklerinide geliştirmeye başlıyorlar. Minik kalplere minik arkadaşların hep eşlik etmesi dileğiyle....


18.9.13

anniversary


                            Tarih 18 eylül 2010 , 6 yıllık flört dönemi evlilikle taçlandı... 



3. evlilik yıldönümümüzü kutluyoruz  bugün ; öyle bir geçer zaman ki dedikleri buymuş demek.




stüdyo çekimlerini klasik  bulduğumuz için dış mekan çekimi yaptırmıştık tabi daha sonraları dış mekan çekimleri daha da zenginleştirildi aksesuarlarla. Bizimki aksesuarsız çekimlerden oldu.:)



işte o imza evet dedik ve yeni bir hayata adım attık. Herşey daha dün gibi....


 


                           dünümde, bugünümde ,yarınımda hep sen hep sen varsın. Oğlumuzla birlikte daha nice güzel günlerimizi kutlarız inşallah hayatım.






tavsiye kanalından gelen minik hediyem ve avantaj katalogu




Kısa bir süre önce tavsiye meleği oldum. Geçen cuma günü işyerime bu paket geldi. Bu paket, tavsiye kanalından gelen ilk paketim.  Paketin içinde  D shopping 2013 kataloğu, fırsat kuponları ve bu minik çanta vardı. Bu minik  çanta; çok fonksiyonel bir parça hemen çantamda yerini aldı: ). Kataloğda birbirinden güzel ürünler var ; benim favorim ise aynalı takı dolabı oldu. Yakın zamanda almayı planlıyorum. Sizlerde bu kataloğa göz atmak isterseniz www.dshopping.com.tr'ye bir göz atın derim. Eğer sizde tavsiye meleği olmak isterseniz www.tavsiyekanali.com'a tıklayın, güzel fırsatları kaçırmayın. Teşekkürler tavsiye kanalı!
                                                                                               herkese iyi geceler

11.9.13

aŞksın SEN





O minik o mis gibi süt kokulu hallerini çok özledim annem bu fotoğrafta 4 aylıksın:)










sen henüz 5 günlükken evimize ilk geldiğin gün, 3 kişilik hayatımıza merhaba dediğimiz ilk gün




miniğim 3 aylık 





 bilgisayar canavarı iş başında; bebeğim 8 aylık





 



sen doğduktan sonra en çok dinlediğim şarkı bu oldu  canım oğlum, bu şarkıyı  her dinleyişimde  gözyaşlarına boğuluyorum kalbime dokunuyor bu şarkıdaki her kelime ve o büyülü ezgi.....


7.9.13

çikolata ve bir film tavsiyesi



Aranızda çikolatayla aşk yaşamayan yoktur herhalde. Bu benzersiz lezzete hayır diyebilenleri anlayabilmiş değilim. Küçükken babam akşamları  eve gelirken bize ülker çikolatalı gofret getirirdi:). Hey gidi günler hey ben artık kendi çocğuma çikolata alacak yaşa geldim. Bu şemsiye çikolataları görünce dayanamadım.Tabi almamla birlikte mutluluk hormonlarım tavan yaptı:). Bu arada ben abur cubursuz da yapamam. He zaman çantamda atıştıracak birşeyler bulunur.

















ne kadar doğru:) çok masumane çok:)






ruhumu yansıtan slogan:)






çikolata denilince aklıma gelen ilk filmdir bu. Filmin  sinfully delicious başlığı hemen dikkati çekiyor ve insanda merak uyandırıyor. Filmin konusu is şöyle: Küçük bir Fransız köyündeki gündelik yaşam, yeni taşınan gizemli bir genç kadın ve kızı sayesinde bir anda değişiverir. Oldukça kasvetli ve birbirinin aynı günler geçiren kasaba halkı, anne-kızın birlikte açtıkları son derece sevimli çikolata dükkanı sayesinde, farkında olmadıkları bambaşka bir hayatla tanışırlar. Zevkin, eğlencenin, neşenin ve en önemlisi çikolatanın olduğu bir hayattır bu. Fakat kasabadaki bu değişimden memnun olmayan insanlar da vardır. Bunların en başında, ahlak bekçiliği yaparak kasabada dilediği gibi bir ortam yaratan belediye başkanı gelmektedir. Ama birbirinden lezzetli çikolataların karşısında durmak, o kadar da kolay değildir. Filmde,  Johnny Deep'i çingene rolünde görüyoruz. İzlemeyenler mutlaka izlemeli.


bol çikolata, bol kahkaha diliyorum size!

4.9.13

kadın olmak neydi?



473739183_5c99733c4b
kadın ve erkek düşünce sistemi arasındaki fark!








 




Hala sağda solda ‘kadınlar ne ister?’ kaygılı haberler ya da yazıl
ar görüyorum.

Çok belli değil mi?
Her şeyi!
Dünyanın en nefis pastasını yapmayı öğrenmek için kurslara kaydolmak ama onu yerken asla kilo almamak istiyoruz. Makyaj ürünlerine servet harcamak, çığlık çığlığa oje ve ruj rengi beğenmek ama hep doğal görünmek istiyoruz. Ergen bir kız tipinden bir an önce kurtulmak ama hiç yaşlanmamak istiyoruz. En mükemmel adamlarla evlenmek ama onlara bizden başka kimsenin aşık olmamasını istiyoruz.
Böylece hayattan bir erkek kadar kolay sıkılmıyoruz. Çünkü çok eğlenceliyiz! O kadar ev işinden sonra yan komşuyla balkondan sarkarak konuşmak adrenalin dolu gerçek bir macera! Yemeği yakmadan dizinin bir dakikasını kaçırmayarak izleyebilmek özverili bir antrenmanın sonucu…
Yemekti, çamaşırdı, çocuklardı… Bunlar sonraki işler tabii. Biz küçücük şeylerle mutlu olmayı da biliyoruz! Mesela bunlar bizi mutlu edebilirdi:
Küçük fiyatlı küçücük bikiniler, küçük ayaklı küçücük bebekler, küçük ışıltılı küçücük pırlantalar… Elbette her şeyin(!) küçüğünü tercih etmeyiz. Dünyamız kocamandır mesela, aşk kocaman olsun isteriz, kocaman bir ayıcıkla gelen uzun boylu sevgili de hoş olmaz mı? Herkes için bol bol yeri olan dev bir mağaza da hiç fena sayılmaz!
Moralimiz bozulursa dünyaya sövüp  sarhoş falı bakmaktansa ayakkabı almayı da tercih edebiliriz. Ayaklarım 36 numara desem, bu da küçük şeylerle mutlu olmak sayılmaz mı?
İstediğim an durmaksızın konuşabiliyor olmaktan, kıyafetlerin rengini anlamaktan, dünyadaki insan neslinin devamına aktif katkıda bulunma yeteneğimden, ağlamayı gurur meselesi yapmamaktan, sevdiğimi söyleyebilmekten, sokağa tükürmeyi ya da rahatça kaşınabilmeyi yadırgama özelliğimden, organlarımın idaresinin tamamen(!) kontrolümde olmasından, her fırsatta siyaset konuşma zorunluluğu hissetmemekten, ‘harika sevişsin ama tecrübesiz olsun’ anlayışını taşımamaktan, maç zamanları tüm programımı yeniden düzenlemek zorunda kalmamaktan ben şahsen pek bir mutluyum.
Bunlara yaklaşık 50 cümle daha ekleyebilirim, ama bunları söylemek için seçeceğim kelimelerin çoğu, erkekler tarafından oluşan resmi bir ekipçe yasaklandı.
Marilyn+Monroe+eeeHayatımın hiçbir döneminde erkek olmak istemedim. ‘Şanslı olsam erkek doğardım’ diyenleri de hiç anlamadım.
Elbette yukarıda bahsettiklerim kadar basit olduğunu iddia etmiyorum ne erkek, ne de kadın olmanın. Ama sizin düşündüğünüz kadar zor olmadığına da eminim, belki benimle paylaşmak istersiniz neden kadın olmaktan gurur duyduğunuzu ya da neden bıktığınızı. Merak etmeyin, biz bize konuşuyoruz şurada. Adınız çıkmaz, itiraf edin!
Kadın olmak çok zengin olmak gibidir. Kazanacak ve kaybedecek çok şeyiniz vardır. Biraz da seçimlerdir kadınlık yatırımını sonuçlandıran. İster bozdurup bozdurup harcarsın, ister bozup bozup harcanırsın.


yazı : Gülben ŞAŞ 

not: yazı madam brownie sitesinden alınmıştır.

2.9.13

dolaba eklenenler...

 
 
 
 
 
 
 
 
Cumartesi günümü alışverişe ayırdım sezon sonu indiriminden yararlandım.:)  bu sandaletler Koton'dan  ( 35liraya aldım)  bunların  rengarenk  oluşuna  bayıldım sandalet  delisiyimdir yazın sandaletten başka bir şey giyemem
 
 
 
 



 

 
 







 



 Bu tişörtün de omzundaki püskül detayına bayıldım ve 9 liraya aldım. Beyaz tişörtlere her zaman  her yerde ihtiyaç var.







 bu beyaz atlet ise yine Koton'dan ( 20 lira ) atletin güpürlü bir görünümü var dün gece  dışarı çıkmıştık atletimi turuncu eteğimle kombinledim gayet hoş oldu. Bu arada biz bebekten sonra  ilk defa gece gezmesine çıktık, içkimizi içtik, canlı müzik dinledik o  kadar iyi geldi ki babannemiz sayesinde hoş bir gece geçirdik umarım devamı gelir.:) bu atletin siyah rengini de alacağım.






pentideki  % 70  indiriminden bende faydalandım. Fiyatlar bayağı düşmüştü. Siyah  etekli bikini takımı 24 liraya geldi.





aynı eteği  birde pembe üstle tamamladım. Pembe ile siyahın uyumunu seviyorum. Sonuç olarak  birkaç parça alışveriş yapıldı ve eve mutlu dönüldü.:)